Antalya’nın en yoğun sağlık kuruluşlarından biri olan Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, son günlerde hem hastane içi işleyişe ilişkin ciddi iddialarla hem de sosyal medyada peş peşe gelen hasta yorumlarıyla kamuoyunun gündemine oturdu. Hastanede bazı doktorlara yönelik mobbing uygulandığı, özellikle hastası çok olan ve vatandaşlar tarafından yoğun şekilde tercih edilen hekimlerin ameliyat günlerinin bir günden yarım güne düşürüldüğü, bunun da doğrudan hasta mağduriyetine yol açtığı yönündeki iddialar tartışmaları büyüttü.

Kamuoyuna yansıyan değerlendirmelerde, mesele yalnızca hekimler arasındaki idari bir anlaşmazlık ya da kurum içi çalışma düzeni tartışması olarak görülmüyor. Aksine, iddiaların merkezinde vatandaşın sağlık hizmetine erişimi, ameliyat sıralarındaki uzama, randevu sistemindeki aksaklıklar, görüntüleme hizmetlerinde yaşanan gecikmeler ve hastane içi hizmet kalitesine ilişkin geniş çaplı memnuniyetsizlik yer alıyor.
İddia: Yoğun Tercih Edilen Doktorların Ameliyat Günleri Kısıtlandı
Gündeme gelen en dikkat çekici başlıklardan biri, hastalar tarafından sık tercih edilen, polikliniklerinde yoğunluk yaşanan ve ameliyat talebi fazla olan bazı doktorların çalışma düzenlerinde değişikliğe gidildiği iddiası oldu. Öne sürülen iddialara göre, söz konusu hekimlerin tam gün olan ameliyat programları yarım güne düşürüldü ya da ameliyat planlamalarında kısıtlamaya gidildi.
Bu iddianın kamuoyunda bu kadar geniş yankı bulmasının nedeni ise doğrudan hasta mağduriyetiyle ilişkilendirilmesi. Çünkü ameliyat günü azaltılan ya da ameliyat kapasitesi düşürülen doktorların hastalarına daha geç tarih verilmek zorunda kalındığı, bu nedenle de birçok kişinin operasyon için haftalar hatta aylar süren bekleme listeleriyle karşı karşıya kaldığı ifade ediliyor. Hastanede oluşan tabloya ilişkin değerlendirmelerde, “özellikle hastası çok olan doktorların yıpratıldığı” ve bu durumun sağlık hizmetinin niteliğini zedelediği ileri sürülüyor.
Mobbing İddiaları Kamuoyuna Taşındı
Alanya’da sağlık alanında zaman zaman gündeme gelen yönetim ve hizmet tartışmalarına bu kez mobbing iddiaları eklendi. İddialara göre bazı bölüm başkanları ya da yönetsel pozisyondaki isimler tarafından, başarılı bulunan ve hasta yoğunluğu yüksek olan bazı doktorlara karşı yıldırıcı uygulamalar devreye sokuldu. Bu uygulamaların doğrudan ameliyat günleri, görev planlaması ve hizmet akışı üzerinden hissedildiği öne sürülüyor.
“Kamuoyuna yansıyan iddialarda, söz konusu süreçte adı geçen isimlerden birinin Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ahmet Aslan olduğu da öne sürülüyor. Ancak bu iddiaya ilişkin şu ana kadar resmi makamlardan doğrulayıcı ya da yalanlayıcı bir açıklama yapılmış değil.”
Henüz resmi makamlarca doğrulanmış bir soruşturma ya da açıklanmış somut bir idari sonuç bulunmasa da, kamuoyuna yansıyan iddialar hem hasta yakınlarının hem de sağlık hizmeti alan vatandaşların tepkisini artırmış durumda. Tartışmanın büyümesinde, yalnızca kurum içinden gelen değerlendirmeler değil, aynı zamanda sosyal medyada paylaşılan çok sayıdaki hasta yorumu da etkili oldu.
Instagram Yorumları Hizmet Aksaması İddialarını Güçlendirdi
Hastaneyle ilgili gündemi büyüten önemli unsurlardan biri de Instagram’da yapılan yorumlar oldu. Paylaşımların altına yazılan çok sayıda yorumda, vatandaşlar yalnızca duyumlara dayalı değerlendirmeler yapmadı; doğrudan kendi yaşadıkları süreci anlatarak hastanedeki hizmet akışına ilişkin ciddi şikâyetler dile getirdi.
Bir kullanıcı, sağlık sorununun çok ağır olmamasına rağmen hastaneye gittiğinde karşılaştığı tabloyu “tek kelimeyle rezalet” olarak nitelendirdi. Aynı yorumda, hastane tuvaletlerinin çok kötü durumda olduğu, hastaların doktorlardan ameliyat gününü erkene alması için adeta yalvarmak zorunda kaldığı, çalışanların bir kısmının hasta ve yakınlarıyla sağlıklı iletişim kurmadığı, MR randevularında düzensizlik yaşandığı ve bazı hastaların gece saatlerinde çağrılmasına rağmen işlem yapılamadan geri gönderildiği ileri sürüldü. Bu paylaşımda, “MR cihazı bozuk denilip geri gönderilme” iddiası da yer aldı.
Bir başka kullanıcı, ameliyat sırası beklediğini ve ağrı çekmesine rağmen “biz seni arayacağız” denilerek gönderildiğini yazdı. Bu yorum, özellikle ameliyat bekleyen hastaların belirsizlik içinde bırakıldığı yönündeki eleştirileri dikkat çekici şekilde yansıttı.
Bir başka hasta ise ortopedi bölümüne gittiğini, kendisine “ameliyat 6 ay sonra” dendiğini belirterek bu kadar uzun bekleme süresinin kamu otoritelerine anlatılsa bile inanılmayacak kadar ağır olduğunu savundu.
Yorumlar arasında yer alan başka bir ifadede, hastanedeki hizmet kalitesinin “2000’li yılların gerisine düştüğü” öne sürüldü. Bir kullanıcı ise durumu daha sert sözlerle değerlendirerek “Acil rezalet vaziyette” ifadesini kullandı.
En dikkat çekici yorumlardan biri de iki yıldır ameliyat sırası beklediğini belirten kullanıcıya aitti. Söz konusu paylaşımda, iki kez yatış yapıldığı halde ameliyatın iptal olduğu ileri sürülürken, vatandaş sağlık sistemine sert tepki gösterdi. Bu iddia, planlanan işlemlerin son aşamada iptal edildiği yönündeki rahatsızlığı kamuoyuna taşıdı.
“Bu Hastane Kimsenin Şahsi Yeri Değil” Tepkisi
Bazı kullanıcılar yorumlarında yalnızca kendi mağduriyetini anlatmakla kalmadı, doğrudan hastane yönetimine ve bölüm başkanlarına yönelik hesap verme çağrısında bulundu. Bir yorumda, “Bu hastane kimsenin şahsi yeri değil. İnsanlar sağlık hizmeti almak için geliyor. Eğer ameliyat günleri keyfi şekilde değiştiriliyorsa bunun hesabı sorulmalı. Başhekim ve bölüm başkanları bu iddialara cevap vermeli” denildi.
Bir başka kullanıcı da işini düzgün yapan doktorların yıldırılması yerine desteklenmesi gerektiğini belirterek, eğer gerçekten böyle bir durum varsa sorumluların ortaya çıkarılması gerektiğini ifade etti. Bu yorumlar, tartışmanın yalnızca hastalar arasında değil, sağlık hizmeti sunumunun adaleti ve kurum yönetiminin şeffaflığı ekseninde de şekillendiğini gösterdi.
“Kendi Hırs ve Ego Savaşı Yüzünden Halk Mağdur Oluyor” İddiası
Sosyal medya yorumlarının bir bölümünde ise daha sert suçlamalar öne çıktı. Bazı vatandaşlar, hastanedeki mevcut tabloyu kişisel çekişmelere bağladı. Bir kullanıcı, “Kendi hırs ve ego savaşı sayesinde halk mağdur olmuş” ifadelerini kullanırken, başka bir yorumda da insanların yaşadıkları sıkıntıların artık katlanılamaz boyuta ulaştığı savunuldu.
Bir diğer paylaşımda, bir kullanıcı dayısının ameliyatının Alanya’da yapılmasının beklendiğini; ancak doktorunun ameliyat gününün kısıtlanması nedeniyle operasyonun mart ayında gerçekleştirilemeyeceğinin söylendiğini ifade etti. Alanya’da yapılamayan ameliyat nedeniyle Antalya’ya gitmek zorunda kaldıklarını belirten kullanıcı, “Bunun sorumlusu kim, başhekim mi?” diyerek yönetime tepki gösterdi.
Bazı yorumlarda hastanenin eski devlet hastanesinden farksız hale geldiği öne sürülürken, vatandaşın yaşadığı mağduriyet karşısında kimsenin yeterince sorumluluk almadığı yönünde sitemler yer aldı.
“İyi Doktorlar Mağdur Ediliyor” Söylemi Güçleniyor
Yorumlar arasında dikkat çeken ortak noktalardan biri de, hastalarla iyi iletişim kuran ve ilgi gösteren doktorların sistem içinde daha çok zorlandığı yönündeki algı oldu. Bir kullanıcı, “İyi doktorlar, ilgi gösteren, hastayla iletişimi iyi olan kişiler her zaman mağdur oluyor” diyerek bu düşünceyi açıkça dile getirdi.
Benzer şekilde başka bir yorumda, bölüm başkanlarının görevlerini gerektiği gibi yapmadığı, iş yükünün asistanlar ya da alt kadrolar üzerinde bırakıldığı ve hastaların bu nedenle mağdur olduğu ileri sürüldü. Aynı yorumda, devlet kurumunun ciddiyetine yakışmayan bir görüntü olduğu ve başhekimin yalnızca makamda oturmakla eleştirildiği sert ifadelerle savunuldu.
Bu tür paylaşımlar, sosyal medya zemininde öfke yüklü dil içerse de, kamuoyunda oluşan genel algının önemli bir bölümünü yansıtıyor: Başarılı hekimlerin desteklenmediği, kurumsal sorunların hasta hizmetine yansıdığı ve idarenin sessiz kaldığı düşüncesi giderek yayılıyor.
Sorun Yalnızca Personel İçi Gerilim Değil, Hizmetin Kendisi
Ortaya atılan iddiaların en çarpıcı yönlerinden biri, meselenin sadece hastane personeli arasındaki görev dağılımı ya da yönetim tarzı tartışması olmaması. Çünkü sosyal medya yorumlarına yansıyan şikâyetler, olayın doğrudan hastanın günlük deneyimiyle bağlantılı olduğunu ortaya koyuyor.
Vatandaşların dile getirdiği başlıca sorunlar şöyle öne çıkıyor:
- ameliyat sıralarının uzaması,
- ameliyat günlerinin yetersizliği,
- planlanan operasyonların ertelenmesi ya da iptal edilmesi,
- MR ve diğer görüntüleme işlemlerinde belirsizlik,
- acil servis ve poliklinik yoğunluğu,
- temizlik ve hijyen sorunları,
- hasta iletişiminde yaşanan problemler,
- hastane yönetiminin kamuoyunu tatmin eden bir açıklama yapmaması.
Bu tablo, Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeki tartışmanın münferit birkaç olaydan ibaret görülmesini zorlaştırıyor. Çünkü farklı kullanıcılar tarafından yapılan yorumlarda benzer başlıkların tekrar etmesi, iddiaların kamuoyu nezdinde daha ciddi algılanmasına neden oluyor.
Alanya Gibi Yoğun Bir Kentte Sağlıkta Aksama Endişesi
Alanya, yalnızca yerleşik nüfusuyla değil, yıl boyunca süren turizm hareketliliğiyle de sağlık hizmeti talebinin yüksek olduğu ilçelerden biri. Bu nedenle Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yaşandığı öne sürülen her yönetimsel sorun, kısa sürede çok daha geniş bir hasta kitlesini etkileyebiliyor.
Vatandaşlar, böylesine yoğun bir bölgede sağlık hizmetinin güçlü planlama, etkin yönetim ve adil çalışma düzeniyle yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Özellikle ameliyat kapasitesinin düşmesi ya da belli hekimler üzerinde baskı oluşması iddialarının, yalnızca çalışanlar arasındaki iç mesele olarak değerlendirilemeyeceği, doğrudan halk sağlığını ilgilendirdiği belirtiliyor.
Geçmişte de Benzer Ayrılık İddiaları Gündeme Gelmişti
Kamuoyunda konuşulan bir diğer başlık da, daha önce Alanya’da başarılı çalışmalarıyla bilinen bazı doktorların benzer nedenlerle hastaneden ayrıldığı yönündeki iddialar oldu. Bu iddialar resmi olarak ortaya konmuş veya doğrulanmış değil; ancak son tartışmalarla birlikte yeniden gündeme taşınıyor. Eğer bu tür değerlendirmeler doğruysa, mesele sadece mevcut birkaç doktorla sınırlı olmayıp daha köklü bir yönetim ve çalışma iklimi sorununa işaret ediyor olabilir.
Gözler Hastane Yönetimi ve Yetkililerde
Şu ana kadar kamuoyuna yansıyan iddialara ilişkin hastane yönetiminden kapsamlı ve ayrıntılı bir açıklama yapılmış değil. Bu nedenle hem hasta yakınları hem de ilçe kamuoyu, başhekimlik ve ilgili sağlık otoritelerinden net bir açıklama bekliyor. Vatandaşların temel talebi ise açık: İddialar görmezden gelinmesin, gerekli inceleme yapılsın, gerçekten bir hizmet aksaması veya mobbing söz konusuysa sorumlular ortaya çıkarılsın.
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne ilişkin bu süreçte kamuoyu iki temel sorunun yanıtını arıyor:
- Birincisi, gerçekten hastası çok olan bazı doktorların ameliyat günleri yarım güne indirildi mi?
- İkincisi, bu iddia doğruysa, bunun sonucunda oluşan hasta mağduriyetinin sorumluluğu kimde?
İddialar Araştırılmalı, Kamuoyu Tatmin Edici Şekilde Bilgilendirilmeli
Alanya Eğitim ve Araştırma Hastanesi’yle ilgili ortaya atılan iddialar, yalnızca sosyal medyada kısa süreli bir tartışma olarak geçiştirilebilecek düzeyde görünmüyor. Çünkü bir yanda doktorlara yönelik yıldırma ve görev kısıtlaması iddiaları yer alırken, diğer yanda çok sayıda vatandaşın ameliyat sırası, randevu süreci, hijyen, iletişim ve sağlık hizmetine erişim konusunda benzer şikâyetler dile getirdiği görülüyor.
Bu nedenle mesele, sadece kurum içi bir anlaşmazlık değil; kamu hizmetinin niteliği, sağlık hakkı ve hastaların zamanında tedaviye ulaşabilmesi açısından da önem taşıyor. Alanya gibi büyük ve yoğun bir ilçede, eğitim ve araştırma hastanesi düzeyindeki bir kurum hakkında ortaya atılan bu tür iddiaların hızlı, şeffaf ve inandırıcı biçimde araştırılması gerekiyor.
Kamuoyu şimdi, hem hastane yönetiminden hem de bağlı sağlık idaresinden gelecek açıklamaları bekliyor. Yapılacak açıklama ve olası incelemelerin sonucu, yalnızca hastane çalışanları açısından değil, her gün bu kapıdan içeri giren binlerce hasta açısından da belirleyici olacak.
Gazeteci Ersoy Bakır'ın Haberi

Instagram'da Paylaşılan Yorumlar
