Toplum olarak okuma ve yazmaya karşı maalesef ilgisiziz. Kulaktan duyma bilgilerle herhangi bir konuda hemencecik kanıya varabiliyoruz. Araştırıp öğrenmeye olan eğilimsizliğimiz yüzünden yanlış bilgilerle toplum düzeyinde kalıplaşmış algılar oluşmaktadır. Bunlardan bir tanesi ise toplum nazarında hemşirelerin ne olarak görüldüğü ve toplumda nasıl bir algıya sahip olduğudur.

Öncelikle bilinmesi gerekir ki hemşirelik Uluslararası Hemşireler Birliği tarafından tanımlanmış olan bireyin sağlığına ve bağımsızlığına kavuşma sürecindeki dinamik bir güçtür. Hemşirelik mesleği profesyonellik gerektiren bir meslektir. Her meslekte olduğu gibi kendine özgü etik kuralları ve disiplinleri olan bir meslektir. Toplumumuzda yerleşmiş olan hemşirelik; doktorun elinin altında çalışan, doktorun her dediğini yapmak zorunda olan, doktorun yardımcısı, iğneci vb. gibi yanlış bilinerek toplumumuzda yerleşmiş olan algıların hemşirelik mesleğiyle uzaktan-yakından hiçbir ilgisi bulunmamaktadır.

Hemşirelik mesleği, hastayla bütünleşerek gerçekleştirilen ve hastayla bire bir irtibat halinde olunan kutsal bir meslektir. Hemşireler, kimi zaman hastanın eli, kimi zaman kolu, kimi zaman dili, kimi zaman da ayağı olabilmektedirler. Hastanın fizyolojik, psikolojik ve anatomik bütünlüğünün sağlanması ve korunmasında da hemşirelere büyük görevler düşmektedir.

Örneğin; hemşireler, hastanın preoperatif dönemindeki psikolojik fizyolojik, yasal ve egzersiz hazırlığını sağlayarak ameliyat sırasında az anestetik kullanımını, ameliyat sonrası az analjezik kullanılmasını sağlayan, intraoperatif süreçte anestetiklerin verilmesi ve kesilmesi sürecinde herhangi bir komplikasyonla karşılaşılmamasını sağlamakta ve postoperatif süreçte de hastanın erken bir süreçte mobilize olabilmesini, iyileşebilmesini ve taburcu olabilmesini sağlamaktadırlar.

Toplumda bana çok iğneleyici ve aşağılayıcı gelen ‘’ iğneci’’ kelimesi de yanlış bilinen toplumda bu şekilde yerleşmiş bir algı yanılgısıdır. Hemşirelik, ilaç bilgilerinin sahip olunduğu, hastaya hangi ilacın ne amaçla yapıldığının bilindiği, hangi ilacın hastada meydana getirebileceği komplikasyonların bilindiği, gerektiğinde orderda yazılmış olan bir ilaç için tekrar doktorla istişarede bulunulabilinen iş merkezli değil hasta merkezli bir çalışmayı ilke edinen bir meslektir.

Bunun yanı sıra hemşirelikte, hasta psikolojik, fizyolojik ve anatomik olarak bir bütün halinde değerlendirilir, verilen tedavi-bakımda bütün bunlar göz önünde bulundurularak hastayla ilgilenilir, hastanın duygularına, arzularına-isteklerine söylediklerine değer verilir ve hastayı incitmeden rahatça düşüncelerini ifade edebilmesi sağlanır. Hastayı merkeze alarak çalışma hemşirelik mesleğinin bir ilkesidir. Bunda taviz verilmesi de toplumda oluşan algı yanılmalarına katkı sağlamaktadır.

Hemşirelik, doktorluk, paramedik, vb. benzeri meslekler birbirinin alt kademesi değildir ve olamaz. Bütün bunlar bir ekibin birer elemanlarıdır, herkes ekip içerisindeki kendi görevini yerine getirmekle yükümlüdür. Toplumumuzda bunlar birbirinin alt kademesiymiş gibi bir algı da oluşmaktadır. Bütün bu algı yanılmalarının önüne geçmenin tek yolu toplumuzda yaygın olmayan okuma-yazma alışkanlığının artmasını sağlamaktır. Yoksa toplumumuz her geçen gün anlama ve öğrenme yönünden daha da körelmekte, kulaktan duyma bigilerle araştırma yapmadan herhangi bir olay, kanı‘yı kabul etmeyi artıracaklardır. Bu durumla sadece hemşirelik mesleğinde değil birçok meslekte karşı karşıya kalıyor olmamız mümkündür.

Metin Yüksel ATAR - m.atar@hemsire.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
DİKKAT! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen üye'ye aittir. Hemsire.Com yorumlardan sorumlu tutulamaz.