Hemşirelik ülkemizde biraz tuhaf bir meslektir!

Yaptığı iş genel olarak insanlar tarafından basit algılanmakta, hafife alınmaktadır. Çünkü nihayetinde hemşire; tansiyon alan, nabız ölçen, doktorun emrettiği (!) ilaçları yapan bir ara eleman. Resmi adıyla diğer sağlık personeli. Hastalığın şifa ile sonuçlanması durumunda asla hemşire faktöründen bahsedilmez.

Perde arkasında dönen, hastanın takibi, bulgular ve yorumları, tıbbi orderlar dışında;
 

  • Neredeyse tüm işlerin organizasyonunu hemşirenin yapması
     
  • ​Herkes uyurken hastanın yanı başında hemşirenin olması ve bunlardan çok daha fazlası


Önem arz etmesi bir yana insanlar tarafından düşünülmeyen şeyler. Bir çok sağlık disiplini dahi bu şekilde düşünüyor. Evet işler yolundayken durum bundan ibaret.

Peki işler ters giderde şifa yerine ölüm, sakatlanma, felç, daha basiti enjeksiyon bölgesinde morarma, zorlu damaryolları gibi olumsuz bir durum olursa ne olur? Evet tahmin edeceğiniz üzere burada olayın kahramanı genelde hemşire ilan edilir. Ulusal medyada çok denk gelinir;
 

  • Hemşire hatasından hasta öldü!
     
  • Yanlış enjeksiyon sakat bıraktı!
     
  • Hatta işi abartıp hasta karnında gazlı bez unutuldu!
     
  • Hemşire damarımı bulamadı, delik deşik etti. Bir iğne yaptı bir aydır mor kaldı.
     
  • Bu ilaç hiç yakmıyormuş, elin ne kadar da ağırmış ve benzeri bir çok durum...


Hemşirelik tuhaf bir meslek dedim ya. Belki de en yıpratıcı olan kısmı bu tuhaflığından kaynaklanıyor. İyi durumda esamen okunmaz iken; olumsuz durumda esas kişisin. Saygınlık hak getire. Daha önceki yazımda bunun nedenlerine değindiğim için çok detaya girmeyeceğim bu konuda.

Hemşirelik insan vücudu ve psikolojisi üzerinde faaliyetlerine geliştiren bir meslek. Evet İNSAN. Yani yapılan hatanın genelde telafisinin olmadığı, olsa bile iz bıraktığı ve yedeği olmayan organizma. Ve anatomik farklılıklar, vücudun tedaviye verdiği tepkiler, her insanın ayrı bir psikolojik dünyası olduğunu düşündüğümüzde, nasıl kompleks bir iş yaptığımızı biraz daha net açıklamış oluruz. Bunu çoğu zaman maalesef meslektaşlarımız bile yeterince önemseyemeyebiliyor. Hasta yakınları gibi ayrı bir deryaya girmiyorum bile, bunu bir sonraki yazımda ifade edeceğim.

Peki bu kadar riskli bir iş yapıyorken ve olumsuz bir durumda ilk suçlanacak kişi hemşire dedik. Bu olay sadece kınama olarak mı gerçekleşiyor? Tabi ki HAYIR! Resmi kurumlarda hizmet veren kişiler yasalara tabiidir. Ve şikayet durumunda olaylar hukuki açıdan ciddiyetle sorgulanacak ve eldeki veriler ışığında varsa suçlu bulunmaya çalışılacak ve suçlu olduğuna kanaat getirilen kişi ya da kişiler veya kurumlar hakkında ceza infazı yapılacaktır.

Peki yasal anlamda kendimizi nasıl koruyacağız?

Esas işin önemli kısmı ve yazının amacı da tam olarak bu. Belki birkaç meslektaşımıza ulaşır ve olumsuz bir durum karşısında kendini nasıl savunabilir diye bir fikri olur.
 

  • Öncelikle her hemşirenin 2007 yılında çıkan hemşire yasasını ve 2011 de yayımlanan yönetmeliği kesinlikle okuması ve mümkünse el altında bulundurmalıdır. Ayrıca belli periyotlarla yeni çıkan yasa ve kuralları takip etmeli ve banane dememelidir.
     
  • Memur olanlar 657 sayılı memur yasasını, özel sektörde çalışanlar iş kanununu öğrenmeliler.
     
  • Çalıştığı kurumun politikalarını öğrenmelidir. Her kurumda oryantasyondan sorumlu kişiler var bunlarla temasa geçilmeli.
     
  • Yapılan her iş mutlaka kayıt edilmelidir.
     
  • Yaşanan bir olumsuz durumda mutlaka tutanak tutulmalıdır.
     
  • Tedaviyi reddeden hastaya mutlaka tedavi ret formu doldurtulmalı, doktoruna haber verilmeli.
     
  • Hasta ile ilgili yapılacak tüm görüşmeler hastane telefonu ile yapılmalı ve konuşma içeriği yeterince dosyaya kaydedilmeli.
     
  • Order olmadan asla hiçbir uygulama yapılmamalı.
     
  • Görev tanımında olmayan işleri yapmamakta ısrar etmeli. Ancak bunu yaparken memur arkadaşlarımız şunu unutmamalıdır! Memur amirin verdiği işi yapmakla mükelleftir. Görev tanımınızda olmayan bir işi yönetim ısrarla talep ederse iş emri isteyin böylelikle sorumluluk sizden kalkar.
     
  • Hemşire kendi tedavisini kati suretle kendisi hazırlamalı ve uygulamalıdır. Emin olmadığı tedaviyi direkt çöpe atmalıdır.
     
  • Fazla gözü kara olup yasaların çizdiği sınırların dışında inisiyatif alınmamalıdır. Tabi bunun için yasaları iyice öğrenmek gerekiyor.
     
  • Tutanak yazmayı ve içeriğinde nelere dikkat edilmesi gerektiğini mutlaka öğrenmeli ve gerektiğinde yazmaktan çekinmememlidir.

Aklıma ilk gelenler bunlar. Aslında bir yargı süreci ile karşılaşırsanız, yargı önünde yukarıdaki maddelerden haberdar olduğunuz ön kabulu ile işlem göreceksiniz. Zira yasa ve kuralları bilmiyor olmak yasaya tabi olmamak anlamına gelmiyor. Asla unutulmaması gereken bir durum daha yargı sadece ve sadece somut delillere bakar. Yazmadığınız her şey tarafınızca yapılmamış sayılacak en iyi ihtimal ile ihmal suçu işlemiş olacaksınız. Olumsuz durum karşısında size sizden başka kimse sahip çıkmayacaktır. Lütfen bu bilinç ile hareket edelim. 

Hiçbir olumsuz duruma maruz kalmamanız dileğiyle tüm meslektaşlarıma ve sağlık personellerine esenlikler dilerim.

Mehmet SANAT - m.sanat@hemsire.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
DİKKAT! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Yorumlardan Hemsire.Com sorumlu tutulamaz.
Avatar
Selahattin 12 ay önce

Her doğru her yerde söylenir! Hemşireliği basit görenler bu yazıyı okuyarak kendilerinde bir farkındalık oluşturabilirler. Hemşirelik ASLA dar kalıplar arasına sıkıştırılamaz. Mehmet SANAT bu farkındalığı toplumda oluşturmayı başarmış bir kişidir kendisine teşekkür ederim

Avatar
Recep İshak ÇINAR 12 ay önce

Okudum Mehmet kardeşim eline emeğine sağlık, tüm hemşireler ve hemşire adaylarının bilinçleneceği güzel bir içerik olmuş. Teşekkürler.

Avatar
Ahmet 12 ay önce

Bunlara uymadığımız zaman bir sıkıntı olduğunda kendimizi biraz zor kurtarırız

Avatar
Muhammed Efe 12 ay önce

Medyanın hemşirelere olumsuz bir bakış açısı var. Hemşireler bu bakış açısını özveri ve gayretle birlik olarak dernekleşerek seslerini yükseltmelidir. Gerektiğinde tepkisini sert bir şekilde koymalıdır.

Avatar
uzman hemşire 12 ay önce

Öncelikle sunu söylemek istiyorum hastalık sürecinde Hemşirenin rolünü (özellikle yoğunbakımlarda) eniyi bilen hekimlerdir. Hekimlerin öncelikle bize bu konuda destek vermeleri gerekmektedir.

Hemşirelik mesleğinin sorunlarını konusmak için aslında hemşirelik mesleğinin tarihine bakmak lazım. Mesleğin oluştugu savaş dönemlerine yani. Ortada hasta var, hekim var ve hastanın annesi gibi basında her daim bulunan hemşire var. Kadının şefkat ve bakım verici fıtratından yararlanılarak seçilmiş bir meslek grubu hemşirelik.

Hemşirelik mesleğinine sosyolojik açıdan da bakmak lazım. Ataerkil bir toplumuz. Babadan çekinilir ama anneye her türlü naz niyaz yapılır. Hemşirelik mesleği de hastalık süresince adeta bir anne gibi hastayı takip etmek ve bakım vermekten oluşmakta. Tedavi den bahsetmiyorum o hekimle ilgili bir bölüm. Hastalık sürecinde hastaların anne yerine gördükleri kişi hemşire olduğundan her türlü naz niyazı yapma samimiyeti hissetmekte ama doktora hiç bir söz söyleyememektedirler. T

Avatar
Özge Atlı 12 ay önce

Çok güzel bir yazı olmuş duygularımıza tercüman oldunuz. Hemşireliğin önemsenmediği bir toplumda hemşireliğin önemi ancak bu kadar güzel anlatılabilirdi teşekkürler.

Avatar
Mehmet Sanat 12 ay önce

Güzel yorumlarınız için hepinize teşekkür ederim. Umarım faydası olur.

Avatar
Ahmet Ergün 12 ay önce

Hemşirelik mesleğinin sorunlarını konusmak için aslında hemşirelik mesleğinin tarihine bakmak lazım. Mesleğin oluştugu savaş dönemlerine yani. Ortada hasta var, hekim var ve hastanın annesi gibi basında her daim bulunan hemşire var. Kadının şefkat ve bakım verici fıtratından yararlanılarak seçilmiş bir meslek grubu hemşirelik.

Hemşirelik mesleğinine sosyolojik açıdan da bakmak lazım. Ataerkil bir toplumuz. Babadan çekinilir ama anneye her türlü naz niyaz yapılır. Hemşirelik mesleği de hastalık süresince adeta bir anne gibi hastayı takip etmek ve bakım vermekten oluşmakta. Tedavi den bahsetmiyorum o hekimle ilgili bir bölüm. Hastalık sürecinde hastaların anne yerine gördükleri kişi hemşire olduğundan her türlü naz niyazı yapma samimiyeti hissetmekte ama doktora hiç bir söz söyleyememektedirler. Tıpkı baba gibi. Yakın zamanda karsılastığım bir örnek vermek istiyorum. Kalp krizi geçirmiş hastanın çıkan elektrodlarını takmaya geldiğimde:

(hasta)-yine mi geldin baş belası (halbuki hasta beni ilk defa gördü. hasta hemşire ilişkisi lakayıt olan biri olsam -malesef hasta ile profesyonel ilişki kuramayan meslektaşlarımız var- böyle birsey söylemeyi cesaret edebilir)

(hemşire)- size hizmet verenlere siz bas belası mı diyorsunuz?

(hasta)-(sessizlik)

(hemşire)-doktorlara da basbelası diyormusunuz?

(hasta)-size nazımız geçiyor da ondan diyoruz

(hemşire)-olsun oyle bir söz söylemeyin biz size hizmet veriyoruz ve biz de insanız böyle söyleyince üzülüyoruz

(hasta)- (sessizlik)

Bakım verici eleman olmak, hasta hemşire arasında bir samimiyet doğurabilir fakat hemşireler hastalar ile profesyonel ilişkiyi korumak zorundadır.

Malesef ülkemizde medya tarafından (diziler ve filmler ) çizilen bir hemşire profili var.(azarlanan, pasif, iş yapmayan, dedikoducu). Hasta ve yakınının hemşire ile ilk karşılaştıklarında kuracakları iletişim çizilen bu profile göre oluyor.

Yoğun bakım hemşiresi olarak çalıştığım dönemde kücük bir cocugun hasta olarak yattığı ve çocuğun ağlayıp vücudundaki cihazlara sökmemesi için hasta yakınını içeride bir müddet tutmak zorunda kaldığımız hasta yakını " ben hemşirelerin hiç böyle çalıştığını bilmiyordum" demesi bu düsüncemi doğrulamıstı.

İşimizin ne kadar ağır ve emek verici olduğu aşikar. Fakat yukarıda bahsettiğim sorunlar yüzünden yoğunbakım ve organ nakli gibi en zor alanlarda bile görev yapsanız dahi hasta yakınının size bir hiçmiş gibi davranması mesleki doyumunuza ket vuruyor. Bunun sonucunda meslekte, kliniği bırakıp öğretmenliğe geçişler hatta mesleği bırakmalar meydana geliyor.

Hemşirelerin, mesleğimize karşı oluşan bu toplumsal algısının etkisinde kalmayıp, boşvermeden doktor ,hasta ve hasta yakınları ile profesyonel ilişkiyi koruyarak mesleklerini icra etmeliler.

Bizim üzerimize düşen görev tanımlamalarımızı bilmek ve yapmak, medyada mesleğe yönelik yanlış atıflara tepkimizi göstermektir.