27 Mayıs 2017 Cumartesi 23:22
4691 Okunma
Abbas Güçlü Yazdı: Mesleğine âşık grupların en başında kim geliyor?

Mesleğine âşık olanı bulmak zor! Örneğin öğretmenler!

Göreve atanıncaya kadar ve atandıktan sonra o kadar çok eziyet çekiyorlar ki, meslek aşkı tümüyle olmasa da bayağı erozyona uğruyor. Diğer mesleklerin pek çoğunda da benzeri durum söz konusu. Ama biri var ki diğerlerinden çok farklı.

Yıllardır kongrelerini yakından izlediğim için kendilerini ve mesleğe bakış açılarını daha yakından tanıma olanağı buldum. Hemşirelik öğrencisinden hemşire profesörlere kadar, istisnasız hemen hepsi mesleğine âşık. Eğitimleri gibi çalışma koşulları da çok ağır. Ama bugüne kadar ağlayana, sızlayana rastlamadım desem, yalan olmaz.

Peki, onları, mesleklerine, bu kadar aşık hale getiren ne?

Bilerek ve severek giriyorlar, çok iyi ve çok titiz bir eğitim alıyorlar ve en önemlisi de insanı seviyorlar. Yani bir anlamda, başkalarının sağlığı için kendi ömürlerini tüketiyorlar. Hemen her kongrede, tahmin edilenin çok ötesinde içlerine kapanık oldukları için eleştirirdim. Yine değişen bir şey olmadı. Adeta verilen görevi en iyi şekilde yapmaları için kodlanmışlar. Diğer detaylar onları hiç ilgilendirmiyormuş gibiler. 

Çok önemli konuşmacılar vardı, meslek ve sektördeki gelişmeleri anlattılar. Tek soru dahi soran olmadı.

Hocalara, her defasında, derslerin biraz daha interaktif hale getirilmesini ve hemşirelerin dinleyen olmanın ötesine geçip, soran sorgulayan bir kimliğe dönüştürülmeleri gerektiğini anlatsam da değişen bir şey olmuyor.

Bu konu da bir şekilde konuşuldu. Kişisel davranışların beraberinde sorunlar getireceğine vurgu yapıldı. Ama en azından, meslekleri dışında da bir hayatlarının olduğu ve bunun zenginleştirilmesi gerektiği de düşünülebilir.

Bende bıraktıkları izlenim, kendilerini mesleklerine adayan ve onun dışında başka bir dünya arayışları olmayan kanatsız ve yalnız melekler. Bu yüzden nerede bir hemşire görürseniz, onları onore edin. Çünkü doğumdan ölüme, hayatın her aşamasında bizim için varlar ve işlerini fazlasıyla ciddiye alıyorlar...

Bir hocamız, “Eşimi de çocuklarımı da çok seviyorum ama öğrencilerim ve hastalarımın yeri bir başka. Sabah işe gelirken evdekileri merak etmiyorum ama akşam eve dönerken hastalarım hep aklımda” derken abartı yok, samimiyet vardı...

Sağlımız kime emanet?

Bodrum Akyarlar’da üç gün devam edecek olan, 4. Temel Hemşirelik Bakımı Kongresi’nin ilk gününde, insan sağlığını ilgilendiren o kadar çok ayrıntı öğrendim ki üzerine onlarca yazı yazılabilir. Anlatılanların mesleki ve akademik önemi bir yana, hemen hepsi, yaşamımızı çok yakından ilgilendiriyor. Kendimiz ya da bir yakınımız hasta olmaya görsün, geriye kalan hiçbir şeyin önemi yoktur.

Hastalıklarda, yapılan tedavi ya da operasyonlar kadar hatta çok daha önemli olanı, bakım sürecidir. Çok başarılı operasyonlar sonrası gerçekleşen ölümlerin en önemli nedeni, bakım koşullarının ve bakım personelinin donanımsız olmasıdır. Evlerdeki bakımlar ise bir anlamda Allah’a emanet. Çünkü hiçbirimizin bu konuda ne bilgisi var ne de donanımı.

Ne yarış atı yetiştiren eğitimi sistemimiz ne de sabah akşam izlediğimiz televizyonlar ve dijital dünya, bizi bu konuda bilgilendiriyor.

Yuh olsun hepsine, hepimize...

Bakım ve önemi!

Elimde sayfalar dolusu not var. Detaylara girmeden, bazı satır başlarını bugün, bazılarını da ileriki günlerde yeri geldikçe sizlerle paylaşacağım. Ha, bu arada yaz gelmiş, sezon açılmış, deniz çarşaf gibi ama bırakın girmeye, bakmaya bile zaman yok.

Ve en ilginç olanı, önceki gün Diyarbakır’daydım, Bodrum’dan daha yeşil ve daha cıvıl cıvıldı!..

İşte sempozyumdan bazı satır başları;

- Hemşirelik profesyonellik gerektiren bir meslek. Bunun için, teori, birlik bilinci, topluma hizmet sunma, toplumun temel ve sosyal değerlerine bağlılık, mesleğe aidiyet, meslek etiği, eğitim süresi, otonomi gerekir.

- Müfredata, liderliğe ve sosyal iletişime yönelik dersler de konulmalıdır.

- Hemşire, hastanın yaşamsal ihtiyaçlarına göre yardım etmeli, bakım verdiğiniz kişinin derdini dert edinmeli, sağlığından endişe etmeli, ilgili olmalı, fiziksel gereksinimlerini karşılamalı, rahatlatmalı ve her konuda hastasına yardım etmelidir.

- Hemşirelik bilim ve sanattır.

- Bakım hemşirelik, hemşirelik de bakımdır!

- Şefkat, merhamet, güven, iletişim, donanım olmadan hemşire olunmaz.

- Doktorlar gibi uzmanlaşıp, hastaya tek yönlü bakmamalıyız. Bakım, bir bilimdir ve bunu da en iyi biz yaparız diye mesleğimizi sahiplenmeliyiz.

Bakımda dümen kimde?

- Dümenin bizde olmadığı kesin. Dümen teknolojide!

- Teknolojiye çok negatif bakanlardan değiliz ama nasıl yönlendirdiğine de bakmak gerekir.

- Teknoloji, tedavi ve bakım verme yöntemimizi bile değiştirdi.

- İnsanı duyguların geride bırakıldığı bir dünyada, hemşirelerin, köprü görevini en iyi şekilde üstlenmeleri için sürekli bilgilendirilmeleri gerekir.

- Eskiden gözlem ve duyuların yaptığını, şimdi teknoloji yapıyor.

- Teknoloji iki ucu keskin bir bıçak ama yine de vazgeçilmez. Yan etkileri kadar yararı da var.

- Robotlardaki duygu eksikliği nedeniyle bakımda insanın yerini hiçbir şey tutamaz, teknoloji, hemşirelerle hastalar arasındaki mesafeyi açtı.

- Kan alan robotlar deneme aşamasında. 3D yazıcılarla yeni organlar geliştiriliyor. Robotlar insan elinin yapamadığı çok ince operasyonları yapabiliyor.

- İnsan aklının yerine geçecek bir teknoloji, şu an için mümkün değil.

- Sağlıkta, insan unsuru ile teknoloji dengelenmeli.

- Makineler olmazsa, yaşamımızı sürdüremeyiz endişesi var. Nasıl ve ne kadar teknoloji, ne zaman, nerede kullanmalı, iyi düşünülmeli.

- Teknoloji işimizi çok kolaylaştırdı ama hastayı yeterince anlayıp dinlemeden taburcu olup gidiyor, yerine hemen yeni bir hasta geliyor, daha çok para kazandırıyor. Duygusal bağ yok olup gidiyor.

- Teknolojiyi, etik değerler içerisinde, insan olduğumuzu ve hemşirelik değerlerini unutmadan kullanmalıyız.

- Değişim kaçınılmaz ama uygun bir şekilde yönetmek zorundayız. Hemşireler görevlerini yerine getirirken, dümeni ne doktorlara ne de teknolojiye kaptırmamalılar!  

- Bakım hemşireliği toplum sağlığı için vazgeçilmez bir uğraştır.

Özetin özeti: Giderek yaşlanıyoruz ve giderek daha çok hastalanıyoruz. Peki, kendimizin ya da yakınlarımızın sağlığı ve bakımını arabamızın bakımı kadar ciddiye alıyor muyuz?

KAYNAK: Milliyet.com.tr / Abbas Güçlü

Son Güncelleme: 05.06.2017 15:14
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
DİKKAT! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Yorumlardan Hemsire.Com sorumlu tutulamaz.