İnsan, evrim’i gereği doğup, gelişip, büyüyüp daha sonrasında yaşlılık ve ölümle son bulan bir varlıktır. Bu varlık doğumunda ölümüne kadar olan süreç boyunca küçük hücrelerden başlayarak çoğalan ve gelişen doku - organ sistemlerine sahip olarak gelişim göstermekte ve daha sonrasında bu hücrelerin yaş ve kişisel bakıma da bağımlı olarak zamanla atrofiye olduklarını ve organizmanın yaş ilerledikçe birçok organ fonksiyonlarında değişikliklerin meydana geldiğini görmekteyiz.

Bireyde yaşın ilerlemesi fonksiyon değişikliklerinin yanında kronik hastalıklara da yol açmaktadır. Bu hastalıklardan bir tanesi bireyin hayatı söz konusu olan diyabet hastalığıdır.

Diyabetes Mellitus (DM) dediğimiz halk arasında şeker hastalığı olarak bilinen bu hastalık pankreas organımızdan salgılanan ve tüm vücudun şeker - lipit - protein metabolizmasını düzenleyen insülin hormonunun üretimi-atılımı veya aktivitesindeki eksiklikten kaynaklı oluşan bir hastalıktır.

Normal İnsülin hormonu reseptörler aracılığıyla şekerin hücre içine girip çıkışında aracı görev almaktadır ve bu hormonun eksikliği sonucunda şekerin hücre içine girmesinde kontrol kaybı yaşanmaktadır. Diyabetes Mellitus her yaşta görülebilen kronik bir hastalıktır. Bu hastalığın semptomlarına baktığımız zaman hastalarda genellikle;

  • Fazla idrar yapma
     
  • Fazla susama
     
  • İştah açılma hissiyle beraber fazla yemek yeme
     
  • Ağız ve çevresinde kuruluk
     
  • Hastalarda halsizlik
     
  • Kaşıntı gibi semptomlar görülmektedir.


Hastalığın kesin tanısı içinse hastanın açlık kan glikoz değerlerine bakılmaktadır ayrıca çeşitli diyabet tanı testleriyle de tanı konulabilmektedir.

Diyabet, kronik bir hastalık olduğundan dolayı hastalar ve yakınları bunun bilincinde hareket ederek uzun süreli olacak olan tedavi-bakım içeriğine dikkatli bir şekilde uyum göstermeleri gerekmektedir. Bu süreçte hastanın;

  • Belirlenmiş olan diyete uyması
     
  • Düzenli bir fiziksel aktivite proğramının oluşturulması
     
  • İlaç tedavisinin düzenli bir şekilde uygulanması gerekmektedir.


Diyabet hastaları için özellikle beslenme yönetimi çok önemlidir. Beslenme proğramı için hasta ve yakınları diyetisyen tarafından belirlenmiş beslenme proğramına göre hareket etmelilerdir. Ve bu uzun süreç hasta ve yakınlarının dayanışmasıyla başarıyla sonuçlanabilmektedir.

Unutulmamalıdır ki hastalıklardan korunmak için en önemli 2 faktör sağlıklı-düzenli beslenme ve düzenli olarak gerçekleştirilen fiziksel egzersizdir.

Metin Yüksel ATAR - m.atar@hemsire.com

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
DİKKAT! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Yorumlardan Hemsire.Com sorumlu tutulamaz.