03 Temmuz 2018 Salı 18:40
Meme Kanseri Belirtileri, Tanısı, Tedavi Yöntemleri ve Hemşirelik Bakımı

Meme kanserine dair ilgilendiğiniz içeriğin üzerine tıklayabilirsiniz.
 


MEME KANSERİ NEDİR?

Meme kanseri belirtileri
Meme kanseri risk faktörleri
Meme kanserine yakalanma riski nasıl azaltılır?
Meme kanseri tipleri
- Duktal karsinoma in situ
- Lobüler karsinoma in situ
İnvaziv (yayılım gösteren) karsinoma
- İnflamatuvar meme kanseri
Meme kanseri istatistikleri
Meme kitleleri ve kistleri nelerdir?
Meme kanseri evreleri

MEME KANSERİNDE TANILAMA

Meme kanserinde tanılama
Meme kanserinde erken teşhis yöntemleri
Kendi kendine meme kontrolleri
Kendi kendine meme muayenesi nasıl yapılır?
3 Adımda meme muayenesi
- Ayna karşısında muayene
- Duş yaparken muayene
- Sırtüstü yatarken muayene
Yıllık mamografi
Yıllık hekim muayenesi

MEME KANSERİNDE TEDAVİ

Meme kanseri tedavi yöntemleri
Mastektomi
- Basit mastektomi
- Cilt koruyucu mastektomi
- Radikal mastektomi
Meme koruyucu cerrahi
Lenf bezi cerrahisi
Radyoterapi tedavisi
İlaç tedavileri
- Kemoterpi
- Hormonoterapi
- Akıllı tedaviler

MEME KANSERİNDE BESLENME

MEME KANSERİ SONRASI YAŞAM

MEME KANSERİ İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR

MEME KANSERİ HEMŞİRELİK BAKIM PLANI

Meme kanseri hemşirelik tanıları
Meme kanseri ameliyatı öncesi hemşirelik bakımı
Meme kanseri ameliyatı sonrası hemşirelik bakımı
Meme kanseri vaka yönetimi ve hemşirelik bakım planı (PDF)


MEME KANSERİ NEDİR?

Meme kanseri; Meme dokusu içerisindeki süt kanallarında oluşum gösteren kanser hücreleridir. Meme kanserlerinin büyük çoğunluğu (% 80’i) invaziv duktal karsinomlardan oluşur. İnvaziv duktal karsinom, meme kanserinin süt kanallarında meydana geldiğini gösterir. Meme kanserinin 5'te 1lik kısmı ise invaziv lobüler karsinomlardan oluşur. İnvaziv lobüler karsinomda ise meme kanseri süt bezlerinde meydana gelerek gelişir. Meme kanserine sebep olan kötü huylu hücrelerin çoğalması ve büyümesi uzun zaman alır. Fakat kötü huylu hücreler çoğaldıktan sonra lenf ve kan yoluyla vücudun diğer organlarına yayılım gösterir.

Meme kanserinde kanser hücrelerinin kan ve lenf yolu ile diğer organlara yayılmadan tanı konulması oldukça önemlidir. Erken konulan bir tanı ile tedavi oranı oldukça yüksektir. Bundan dolayı meme kanserinde erken tanı diğer kanserlerde olduğu gibi hayat kurtarır.

Kadınlarda en sık karşılaşılan kaser türü meme kanseridir. Her 10 kadından birinde meme kanseri görülmektedir. Meme kanserine kadınlara göre erkeklerde oldukça nadir karşılaşılmaktadır. Fakat erkeklerde hastalık geliştiğinde seyri kadınlarda görülen meme kanserine oldukça hızlı ve kötüdür.Karşılaşılan meme kanserlerinin %1'i erkeklerde görülmektedir.

Meme kanserinin nedeni tam olarak bilinmemektedir fakat; kalıtım, beslenme şekli, sosyo-ekonomik durum, regl durumu, doğumlar, doğum kontrol hapları vb. bir çok durumun sebep olduğu öngörülmektedir.

Meme kanserinin görülme sıklığı yaşla birlikte artmaktadır. Meme kanseri en çok 50-70 yaş arasında görülmektedir. Risk ailede meme kanseri öyküsü bulunduğunda ciddi oranda  artmaktadır. Anne ya da kardeşin birinde meme kanseri görüldüğünde hastalığın karşılaşılma riski 3 kat daha artar. Aile öyküsünde meme kanseri olan kişilerin kontrollerini özellikle 40 yaşına girmeyle birlikte sık sık yaptırmalıdır.

BRCA1 ve BRCA2 genleri bozulan kişilerin meme ve yumurtalık kanserine yakalanma riski daha yüksektir. Menopoz döneminde 5 yıldan daha fazla hormon ilacı kullanmak meme kanseri riskini artıran faktörlerdendir. (Başa dön)
 


Meme kanseri belirtileri

Meme kanseri belirtilerinin ne olduğunun bilinmesi meme kanserinin erken dönemde yakalanması ve tedavinin başarıya ulaşması için oldukça önemlidir. Meme kanserinin en önemli belirtisi memede ele gelen kitle gelmesidir. Palpasyonla ele gelen kitle meme dışında koltuk altında gözlemlenebilir.

Kitle büyükse ve meme ucunun iç kısma doğru çekilim göstermesi de meme kanserinin en belirgin özellikleridendir. Nadir olarak görülen meme ucundan kanlı ya da kansız akıntı olmasıda meme kanserinin işareti olabilir. Meme kanserine sebep olan tümör büyürse meme derisinde ödem ve şişlik görülebilir. Kızarıklık ve portakal görünümünde olan memede kanser belirtilerindendir. Meme kanseri yayılım gösterdiyse yayıldığı bölge ile ilgili şikayetler görülmektedir.

Meme kanserinde tanı koymak meme kanserinin ilerlemesine önlemek için çok önemlidir. Erken tanı için kişinin kendi meme yapısını tanıyarak risk faktörlerini bilmesi çok önemlidir. Meme kanseri belirtilerininin fark edilebilmesi adına her kadın 20 yaşından sonra kendi kendine meme muayenesini yapmalıdır. Kendi kendine meme muayenesi adet bitim tarihinden 5-7 gün sonra; adet görmeyen bayanlarda ise ayda bir belirdikleri tarihte yapılmalıdır.

Meme kanseri belirtileri;

  • Memede; genellikle ağrısız, sert yapılı, hareket ettirilebilen veya yerinden oynamayan, zamanla büyüyebilen yapıda ele şişlik gelmesi
     
  • Gözle görülebilecek şekilde, meme boyutunda veya şeklinde değişiklik olması.
     
  • Meme cildinde kızarıklık, morluk, yara, damar genişlemesi, içeri doğru çöküntü, yaygın küçük şişlikler, portakal kabuğu görünüşü gibi noktasal çekintiler görülmesi.
     
  • Meme başının çevresinde, renk ve şeklinde değişiklik olması, meme başının genişlemesi, düzleşme, içe çökme, yön değiştirme, kabuklanma, çatlaklar ve yaralar görülmesi.
     
  • Meme başından kanlı veya kansız akıntının gelmesi.
     
  • Koltuk altında gözlenen, elle palpasyon ederek fark edilebilen ağrılı veya ağrısız şişlikler. (Başa dön)
     

    Meme kanseri risk faktörleri

    Meme kanserindeki risk faktörlerinin en önemlileri değiştiremenin mümkün olmdığı risk faktörleridir. Aile öyküsünde meme kanserine rastlamak meme kanserinin en önemli risk faktörüdür.Birinci derce yakınlardan birinde 50 yaşından önce meme kanseri görülmesi, kişinin meme kanserine yakalanma olasılığını 3 kat artırmaktadır.

    2. derece yakınlarda görülen meme kanseri de önemli risk faktörlerindendir. Ek olarak aile fertlerinden ne kadar fazla kişi meme kanseri olmuşsa ve ne kadar erken yaşta yakalanmışsa risk artamaktadır.

    Meme kanserinde diğer önemli risk faktörü meme dokusundaki yoğunluğun fazla olmasıdır. Meme dokusunun içerisindeki yağ oranı az olan kişilerde meme kanseri riski daha fazladır. Meme dokusundaki yağ yoğunluğu mamaografik ve sonografik yöntemlerle ölçülür.

    Lenfoma hastalarına uygulanan radyoterapi göğüs çevresine yakın bölgeye uygulandığı için maruz kalınan radyasyon meme kanseri için risk faktörüdür. Başta lenfoma hastaları olmak üzere radyoterapi tedavisi gören hastaların tedaviden sonra hayat boyu kontrollerini ihmal etmemesi gerekmektedir.

    Meme kanseri oluşumunda risk faktörü olarak erken adet görmeye başlamada vardır. 11 yaşından önce adet görmek, geç menopoza girmek meme kanserine yakalanma konusunda risk faktörü olarak görülmektedir. Bebek emzirmemek ya da ilk hamileliğin 30 yaşından sonra olması, aşırıya kaçan alkol tüketimi ve obez olmakta meme kanseri risk faktörlerindendir. Menopoza girdikten sonra, menopozun olumsuz etkilerini azaltmak için kullanılan östrojen hormonu meme kanseri riskini 1,5 katına çıkarmaktadır.

    Meme kanseri risk faktörleri;

    • Kadın olmak meme kanserinde birinci derece risk faktörüdür.
       
    • Yaşın ilerlemesiyle meme kanseri görülme olasılığı artar.
       
    • Beyaz tenli kadınlar, esmer tenli kadınlara göre %20 oranında daha fazla risk altındadır.
       
    • Meme kanseri vakalarının %10’luk kısmı genetiktir. Aileden geçen bozuk genler sonucu meydana gelmektedir. Genetik faktörlerden kaynaklanan meme kanserinin en sık karşılaşılan nedeni; BRCA1 ve BRCA2 genlerinin mutasyona uğramasıdır. BRCA mutasyonuna uğramış genlere sahip aile fertlerinde %80 risk vardır.
       
    • 15 yaşından önce radyoterapi tedavisi gören kişilerde, 40 yaşından sonra meme kanseri olma riskini %30’a çıkarmaktadır.
       
    • 55 yaş ve üstü kadınların 3’te 2’sinde, yayılma eğilimi gösteren meme kanseri görülmektedir.
       
    • Yaşlanma, yaşam şekli vb. faktörler, meme kanseri riskini zaman içinde artırıp azaltabilir.
       
    • Uzun süre fazla sigara içmek meme kanseri riskini arttırmaktadır.
       
    • Düzenli spor yapmaktan uzak duran, hareketsiz bir yaşam tarzı benimseyen kişilerde meme kanseri oluşum riski artmaktadır.
       
    • Obez olan, doğurganlık yaşlarında olan kadınlarda meme kanseri riski 2 kat artmaktadır.
       
    • Ailesinde meme kanseri görülen kişilerde doğum kontrol hapı kullanımı, meme kanseri riskini 3 katına çıkarmaktadır. (Başa dön)
       

      Meme kanserine yakalanma riski nasıl azaltılır?

      Egzersiz şeklinde yapılan fiziksel aktivitelerin, meme kanseri riskini azalttığı tespit edilmiştir. Her hafta yapılacak 1-2 saatlik hızlı ve tempolu yürüyüşler, kadınlardaki meme kanseri riskini %20 oranında azaltmaktadır. Yürüyüşler, haftada 10 saat yapılırs, risk oranı %30-40 arasında azalmaktadır.

      Bazı bilimsel araştırmalar, uzun süreli bebeği emzirmenin meme kanserini kısmen azalttığını öne sürmüştür. Araştırmalar, doğum kontrol hapı kullanan kadınların, kullanmayan kadınlara oranla az da olsa meme kanseri riski taşıdığını göstermiştir. Doğum kontrol haplarının kullanımı bırakıldığında, risk oranı normal düzeye tekrar düşmektedir.

      Çok fazla hamilelik geçiren kadınlarda meme kanseri olma riski azalır. Bunun sebebi, hamilelik döneminde adet döngüsünün durmasıdır. (Başa dön)
       


      Meme kanseri tipleri

      Meme kanseri tipi biyopsi ile alınan doku üzerinde yapılan patoloji inceleme sonucun tespit edilir. Meme kanserinin birçok tipi olmasına rağmen genel olarak iki başlık altında değerlendirilir;

      • Meme kanallarını oluşturan hücrelerde oluşan meme kanseri duktal karsinom
         
      • Memenin süt bezlerinde oluşan meme kanseri lobüler karsinom'dur.

      Duktal ve lobüler karsinomlar kendi içlerinde yayılma özelliği göstermeyen non-invaziv (in situ) tümörler ve yayılma özelliği gösteren invaziv tümörler olarak ikiye ayrılır. (Başa dön)
       


      - Duktal karsinoma in situ

      Palpasyon ile muayenede tespit edilemeyen ve mamografide düzensiz yapı ve kireçlenmeyle kendini gösteren kanser türüne denir. Bu hastalığa sahip olan kişilerde meme başında akıntı görülebilir. (Başa dön)
       


      - Lobüler karsinoma in situ

      Her iki memede de meme kanseri oluşma riskini 10 kata kadar artıran önemli bir bulgudur. Lobüler karsinoma in situ olan hastalar düzenli olarak kontrol ve yakın takip altında tutulmalıdır ve hastaya koruyucu ilaç tedavisine başlanmalıdır.

      Bazı hastalarda koruyucu tedavi olarak her iki meme alınabilir veya meme dokusu içinin boşaltılabilir. Hastanın görsel açıdan sorunla karşılaşmaması için uygulanan cerrahi yollarla protez ve meme rekonstrüksiyonu gibi cerrahi işlemlerle hastaların sosyal yaşamına olumlu katkı sağlamaktadır.

      10 yıl öncesine kadar meme kanseri sadece 2 grupta sınıflandırılmaktaydı. Günümüzde meme kanseri 4 değişik alt grupta sınıflandırılmaktadır. Günümüzde farklı tedavi stratejileri ile hasta ve hastanın tümörüne özgü tedavi yöntemleri uygulanabilmektedir. (Başa dön)
       


      - İnvaziv (yayılım gösteren) karsinoma

      Kanser başlangıç bölgesinin üst katmanından daha ileriye yayılım göstermesi ile invaziv kanser türü meydana gelir. Meme kanserlerinin büyük kısmı, invaziv karsinomalardır. Yayılma özelliği gösteren kanserlerden, meme kanallarını oluşturan hücrelerde ortaya çıkan duktal karsinom en sık rastlanan meme kanseri çeşididir. (Başa dön)


      - İnflamatuvar meme kanseri

      İnflamatuvar meme kanseri en hızlı ilerleyen ve kötü şekilde seyreden meme kanseri tipi olarak bilinmektedir. Memenin tamamını saran iltihabi meme hastalıklarıyla belirtileri benzerlik göstermektedir. Kitle belirtisi vermeyen inflamatuvar meme kanseri bazen yalnızca kızarıklık ve sertlik gibi belirtilerle ortaya çıkmaktadır.

      Antibiyotik tedavisi ile iyileşme göstermeyen meme hastalıklarında mutlaka altta yatan bir kanser olup olmadığı araştırılmalıdır, aksi ispat edilene kadar hastanın kanser olduğu düşünülerek gerekli tetkikler yapılmalıdır. (Başa dön)
       


      Meme kanseri istatistikleri

      • 2012 yılında dünya genelinde 1.7 milyon yeni meme kanseri vakası tespit edilmiştir.
         
      • Meme kanserinin en sık görüldüğü ilk 3 ülke; Belçika, Danimarka ve Fransa’dır.
         
      • Türkiye meme kanserinin en sık karşılaşıldığı ülkeler sıralamasında ilk 20’nin içinde yer almaz.
         
      • Meme kanseri tüm kanserlerin %12’lik kısmını oluşturur.
         
      • Kadınlarda karşılaşılan kanserlerin %25’i meme kanseridir. (Başa dön)
         

      Meme kitleleri ve kistleri nelerdir?

      Memede palpasyonla ele gelen kitle, kist ya da solid bir kitle olabilir. Özellikle fibroadenom ve fibrokistler memede çok sık karşılaşılan kitle çeşitleridir. Bozuk para görünümünde olan bu kitleler kansere dönüşmez ve iyi huylu tümör çeşitleridir. Kadınlar palpasyonla kendi kendine meme kontrolü sırasında fark ettikleri bu kitlelerin meme kanseri ya da zararsız bir fibroadenom kitlesi olup olmadığını anlayamazlar.

      30 yaş altı kadınlarda hormonal değişikliklere bağlı olarak fibroadenomlarla sık karşılaşılmaktadır. Memedeki kitlenin karakterize yapısı meme ultrasonu ile tespit edilmektedir. Kadınlar memelerinde herhangi bir değişiklik ya da kitle fark ettiklerinde vakit kaybetmeden uzman bir doktora başvurmalıdırlar. Meme ultrasonu ve gerek görülürse mamografi ile memedeki kitlenin yapısı ile ilgili bilgi edinilebilir.

      Meme ağrısı neden olur?

      • Memede ağrı her iki memede de hissediliyorsa bu durum ilk olarak hormonal değişiklikleri ve adet döngüsünü işaret eder.
         
      • Fibroadenom ve fibro kister de memede ağrıya sebep olabilir.
         
      • Hamile olan kadınlarda hormonların değişimi sonucu memede ağrı gözlenebilir.
         
      • Emziren kadınlarda emziremeye bağlı olarak memede ağrı görülebilir.
         
      • Meme kanserinin ileri evrelerinde tümörün büyümesiyle ödem ve sonrasında meme ağrısı oluşabilir.

      Memede ağrı olması meme kanseri belirtisi olarak kabul edilmez. (Başa dön)
       


      Meme kanseri evreleri

      Meme kanseri oldukça yavaş ilerleyen kanserdir. Tümör 5 ila 7 yıl arasında 1 cm büyüklüğüne erişir. Tümör ilk olarak lenf kanalları ile koltuk altı lenf bezlerinde kendini gösterir. Kan yoluyla karaciğer ve kemik gibi uzak organlara nüks edebilir. Tümörün hangi dönemde olduğunu ve nerelere yayıldığını tespit etmek için evreleme yapılır. Tedaviye yapılan evrelemeye göre karar verilir. Meme kanserinde evreleme TNM isimli bir sistem ile yapılmaktadır.

      • T tümörün çapını
         
      • N hastalıklı koltuk altı lenf bezi sayısını
         
      • M metastaz (diğer organlara yayıldığı) durumunu belirtir.


      Meme kanserinde 4 evre vardır. I. II. ve bazı III. evre tümörler erken evre meme kanserleridir. III. evre bazı tümörler ve IV. evre tümörler ise ileri evre meme kanserleridir. Meme kanserinde evreleme;

      • Tümörün büyüklüğüne
         
      • Çevredeki lenf nodlarına yayılıp yayılmadığı göz önüne alınır.

      Meme kanseri evrelerinde tanılama;
       

      • Evre 0: DCIS
         
      • Evre I: Tümör 2 cm’den küçüktür ve lenf nodlarına sıçramamıştır.
         
      • Evre II: Tümör 2 - 5 cm arasındadır. Çevresindeki lenf nodlarına sıçramış veya sıçramamamış olabilir.
         
      • Evre III: Tümör çevredeki lenf bezlerine daha fazla yayılmıştır.
         
      • Evre IV:  Tümör diğer organlara (karaciğer, beyin vb.) veya kemiğin uzağındaki lenf nodlarına yayılmıştır. (Başa dön)
         

      MEME KANSERİNDE TANILAMA

      • Her kadın 20 yaşınadan itibaren memelerini tanımalıdır. Aylık düzenli kontrollerini yaptırmalı ve 40 yaşından sonra mamografi takibini yapmalıdır.
         
      • Memede oluşan kitlelerin %80'i iyi huyludur ve kanser değildir.
         

      Meme kanseri tanısı

      Meme kanserinde erken tanı oldukça önemlidir. Erken tanı konulan meme kanserinde tedaviye olumlu sonuç alma şansı çok yüksektir. Örneğin;

      • Evre 0’da tespit edilen meme kanserinde başarı şansı ve hastalığa bir daha yakalanmama olasılığı %97’dir.
         
      • Evre I’de başarı oranı % 93'dür.
         
      • Evre II’de % 85'dir.
         

      Yukarıda belirtiliği üzere meme kanseri ne kadar erken evrede tanılanırsa başarı şansı o derece yükselmektedir. Erken tanı için her kadının 20 yaşına girmesiyle ayna karşısına ayda bir kez geçerek kendi kendine meme muayenesi yapması elzemdir. 35 ile 40 yaş arasındaki kadınlar meme ultrasonunu çektirmelidir. Tüm kadınlar istisna gözetmeksizin 40 yaşından sonra da düzenli olarak yılda 1 kez mamografi çektirmelidirler.

      Meme kanserinde görülen her 5 kitlenin 1’i iyi huyludur. Bu kitlelerin çoğu gençlerde görülen fibroadenom veya kist denilen kanser olmayan kitlelerdir veya orta yaşlarda görülen fibrokist olarak adlandırılan kitlelerdir. Memede varolan kitlenin ağrılı ya da ağrısız olması kötü huylu tümör olduğunu ifade etmez. Fakat memede ele gelen bir yapı veya kitle olduğunda varolan kitlenin ne olduğu mutlaka aydınlatılmalıdır. Kitle tespit edildiğinde vakit kaybetmeden doktora başvurulmalıdır. (Başa dön)
       


      Meme kanserinde erken teşhis yöntemleri

      • Kendi kendine meme muayenesi
         
      • Yıllık mamografi
         
      • Yıllık hekim muayenesi (Başa dön)
         

        Kendi kendine meme kontrolleri

        Kendi kendine meme muayenesi, erken tanı için önemlidir!

        Meme kanserlerinden korunmak ve erken evrede meme kanserini tespit etmek için en önemli tanılama yönetemi kendi kendine meme muayenesidir. Meme kanseri ilk dönemde meme içinde küçük bir kitleyken cerrahi operasyonla %99 oranında oranda başarı ile tedavi edilmektedir.

        Meme kanserini diğer kanser türlerinden ayıran bir başka özellik ise Sağlık Bakanlığı'nın “kanser tarama programları” içinde yer almasıdır. Memesinden hiçbir şikayeti veya kitlesi olmayan kadınlar, “tarama yöntemleri”ni ihmal etmemelidir. (Başa dön)
         


        Kendi kendine meme muayenesi nasıl yapılır?

        Kadınların her ay düzenli olarak ayna karşısında kendi kendine meme muayenesi yapması oldukça kolay bir yöntemdir. Meme muayenesi adetin bittikten 5 gün sonra yapılmalıdır.

        Menopozda olan, rahim veya yumurtalık ameliyatı olan kadınlar ayda bir kez aynı günde meme muayenesini yapmalıdır. Meme muayenesinde;

        • Memelerin simetrisine
           
        • Meme başında akıntının olup olmadığına
           
        • Herhangi bir deformitenin varlığına
           
        • Cilt değişikliklerine
           
        • Palpasyonla ele bir kitlenin gelip gelmediğine dikkat edilir. (Başa dön)
           

        3 ADIMDA MEME MUAYENESİ

        1. Adım: Ayna karşısında muayene

        • Kollarınızı yukarı kaldırın.
           
        • Her iki memenizde;

          - Herhangi bir düzensizlik olup olmadığı

          - Deri çekintisi veya çöküntüsü olup olmadığı

          - Meme ucunda yara, kabuklanma, çekilme vb. olup olmadığını kontrol edilir.

           
        • 1 - Ellerinizi belinize koyun ve kuvvetlice aşağı doğru bastırın. 2 - Aynı anda göğüs kaslarınızı iyice kasın. 3 - Aynadan meme derinizde çekilme olup olmadığını kontrol edin.

          3 basamaktan oluşan bu işlemi yaptıktan sonra memelerinizin birbirine eşit olup olmadığını görebilirsiniz. (Başa dön)
           

        2. Adım: Duş yaparken muayene

        • Ayakta sol memenizi muayene ederken, sol elinizi şekilde görüldüğü gibi başınızın üzerinde tutun.
           
        • Sağ elinizle yukarıdan aşağıya doğru ve aşağıdan yukarıya doğru sol memenize baskı uygulayarak muayene ediniz.
           
        • Sağ elinizle sol memenizin dış tarafından meme başına doğru doğrusal veya dairesel şekil çizecek şekilde bastırarak muayene ediniz.

        ÖNEMLİ: Yukardaki işlemleri sağ memeniz için sol elinizi kullanarak yapın. Memenizin içinde fındık büyüklüğünde olağan dışı bir sertlik varsa hekime başvurun. (Başa dön)
         


        3. Adım: Sırtüstü yatarken muayene

        • İlk olarak sağ memenizi muayene ederken, sağ omzunuzun altına yastık yerleştirin ve sağ elinizi baş arkasına koyun.
           
        • Sol elinizle şekilde görüldüğü gibi önce yukarıdan aşağıya doğru sonra aşağıdan yukarıya doğru sağ memenizi bastırarak muayene edin.
           
        • Sol elinizle sağ memenizin dış kısmından meme başına doğru doğrusal veya dairesel hareketlerle bastırarak muayene edin.

        Yukarda belirtilen işlemlerin aynısını sol memeniz için sağ elinizi kullanarak yapın. Memenizin içinde fındık büyüklüğünde olağan dışı bir sertlik olması durumunda hekime başvurun.

        Her iki memenizin, meme uçlarını fazla baskı uygulamadan sıktırın. Meme ucunda akıntı olup olmadığını kontrol edin. Akıntı olduysa - Açık renkli mi? - Kanlı mı? olduğunu kontrol edin. Fark ettiğiniz şişliği, kalınlaşmayı veya akıntıyı hekiminize bildirin. (Başa dön)
         


        Yıllık mamografi

        Meme kanserinde erken tanı için meme muayenesinde herhangi bir değişiklik fark etmeyen 40 yaş üstü her kadın yıllık mamografi çektirmelidir. Mamografi ile meme kanserinde ele gelecek büyüklüğe ulaşmayan kitlelerin tespit edilmesi mümkündür. 40 yaş üstünde çekilen mamografilere referans olması için 30’lu yaşlarda en az bir mamografi çektirilerek filmin saklanması gerekmektedir.

        ÖNEMLİ: Ailesinde meme kanseri öyküsü hiç olmayanlar 35 yaşından sonra, ailesinde kanser öyküsü olanlar ve genetik meme kanseri riski altında bulunanlar 25 yaşından sonra ilk ultrasonografilerini yaptırmalıdır. Bu kişiler ultrason yaptırmaya başladıktan sonra her yıl düzenli olarak ultrason yaptırmalıdır. (Başa dön)
         


        Yıllık hekim muayenesi

        Meme kanserinde erken evrede tanı konularak tedaviye başlanması için düzenli doktor takibi çok önemlidir. Kadınlarda hiçbir şikayet olmasa bile 40 yaşından sonra istisnasız tüm kadınlar doktora başvurarak muayene olması gerekir. (Başa dön)
         


        MEME KANSERİNDE TEDAVİ

        Meme kanserinin tedavisinde son yıllarda kaydedilen önemli gelişmeler ve yeni tedavi imkanları; meme kanserinin erken teşhisi ve tedavisi ile tamamen yok edilebilmektedir.

        Meme kanserinde ilk öncelik memenin korunması için uygulanan tedavi yöntemleridir. Erken evrede tanı konulan meme kanserinde meme kaybı olmadan, gelişmiş teknolojilerle hastalık yayılımı tespit edilerek önlem alınabilmektedir. Tümöre direk müdahale edilebilmektedir. İleri evre meme kanserinde memenin cerrahi operasyonla alınması söz konusu olduğu vakalarda plastik cerrahi yöntemleri ile meme rekonstrüksiyonu ile yeni bir meme yapılabilmektedir.

        Yakın bir zamanda meme kanserine özel aşılar geliştirilere tedavisinin mümkün olacağı öngörülmektedir. (Başa dön)
         


        Meme kanseri tedavi yöntemleri

        Cerrahi yöntemler

        Meme kanseri cerrahisinde ilk amaç, tümörün tamamen çıkarılması ve koltuk altına yayılan hastalarda lenf bezlerinin tümüyle çıkarılmasıdır. (Başa dön)
         


        Mastektomi

        - Basit mastektomi (Total mastektomi)

        Meme uçları dahil tüm memenin alınmasına basit mastektomi veya total mastektomi denir. Basit mastektomide koltuk altı lenf bezleri ve memenin altındaki kas dokulara dokunulmaz. Günümüz şartlarında çok nadir tercih edilmektedir. (Başa dön)
         


        - Cilt koruyucu mastektomi

        Bazı kadın hastalarda mastektomi sırsında meme yeniden yapılandırılabilir. Bu mastektomi çeşidine cilt koruyucu mastektomi denir. Cilt koruyucu mastektomide memenin üstündeki derinin çoğu, (areola ve meme ucu dahil) dokunulmadan kalır. (Başa dön)


        - Radikal mastektomi

        Radikal mastektomi geniş çaplı bir operasyondur. Tüm meme, koltuk altı bezleri ve meme altındaki göğüs duvarı kasları tamamen alınır. Radikal mastektomi, meme kanserlerinde geçmişte oldukça sık kullanılmış olan bir cerrahi operasyondur. (Başa dön)
         


        Meme koruyucu cerrahi

        Meme kanserinde erken tanı konulduğunda çoğunlukla memenin etkilenmiş kısmı alınır. Fakat, alınacak kısım;

        - Tümörün büyüklüğüne,

        - Tümörün yerine ve başka diğer faktörlere bağlıdır.


        Lumpektomide sadece memedeki kitle ve etrafındaki dokular alınır. Lumpektomiden sonra radyoterapi tedavisi uygulanır.

        Hastaya adjuvan kemoterapi tedavis de uygulanacksa, genellikle kemoterapi tedavisi bitene kadar radyoterapi ertelenir. Kadranektomiyle, memenin dörtte birlik kısmı alınır. Cerrahi sonrası genellikle radyoterapi tedavisi verilir. Kadranektomi sonrası, kemoterapi verilecekse radyoterapi ertelenir. (Başa dön)


        Lenf bezi cerrahisi

        Meme kanserinin koltuk altı lenf bezlerine yayılıp yayılmdığını tespit etmek için için bir veya birden fazla lenf bezi alınarak patolojiye gönderilerilir. Bu patolojik inceleme;

        - Kanserin evrelenmesi

        - Tedavi şeklinin

        - Sonuçlarının tespiti için önemlidir.

        Lenf bezlerinde kanser hücrelerine rastlanırsa, kanserin kan dolaşımı yoluyla vücudun diğer bölgelerine yayılmış olması yüksektir. Koltuk altı lenf bezlerinde kanser hücreleri tespit edilirse, cerrahi sonrası ne tür bir tedavi uygulanacağına karar verilmesinde etkilidir. (Başa dön)
         


        Radyoterapi tedavisi

        Meme kanseri cerrahi operasyonundan sonra radyoterapi ile ameliyat sonrası koltukaltı ve meme bölgelerine verilen ışınlarla, kalma olasılığı olan kanser hücreleri yok etmek hedeflenir.

        Meme kanseri tedavisinde radyoterapi, memenin geri kalan dokusunu korumak amacı ile; hastalığın tekrar nüks etme riski yüksek olan hastalarda ve meme koruyucu cerrahi operasyonu yapılan hastalarda uygulanır. (Başa dön)


        İlaç tedavileri

        - Kemoterpi

        Meme kanserinde kemoterapi genellikle cerrahi operasyonlar sonrası uygulanır. Kemoterapi ameliyat sonrası kanserli hücre kalmamasına rağmen koruyucu bir önlem olarak bir kemoterapi tedavisine devam edebilir. (Başa dön)
         


        - Hormonoterapi

        Hormonoterapinin amacı kadın hormonlarına duyarlı meme kanserinde kanser hastasının hormon miktarını düşürmektir. Örnek; östrojen hormonuna duyarlı olan kanser hücreleri, daha hızlı büyüme ve çoğalma gösterir. Hormonoterpinin amacı; östrojen etkisini minimuma indirerek kanserin ilerlemesini önlemektir. (Başa dön)
         


        - Akıllı tedaviler

        Meme kanseri; farklı tedavi yöntemleri ile kişiye ve tümöre özgü tedavi uygulanması gereken bir hastalıktır. Eskiden klasik kemoterapi ilaçları ve hormon tedavileri dışında tedavi seçenekleri yoktu. Günümüzde geliştirilmiş daha yeni ve daha etkin kemoterapi ilaçları mevcuttur. Damardan ve ağızdan hap şeklinde alınabilen hedefe yönelik akıllı ilaçlar ile yeni hormonal tedavi ilaçlarının birlikte kullanılmasıyla meme kanserinde başarılı sonuçlar vermektedir. (Başa dön)
         


        MEME KANSERİNDE BESLENME

        Meme kanseri olan hastalarının tedavisinde beslenme biçimi tedaviyi olumlu yönde etkilemektedir. Yapılan akademik çalışmalara göre kanser tanısından sonra beslenmek için yapılacak özel takviyeler;

        - Hastanın iştahının azalması

        - Yeterli beslenememesi

        - Kilo kaybetmesine sebep olmaktadır.


        Beslenme uzmanları tarafından tüm kanser hastalarına önerilen “sebze ve meyve ağırlıklı, kırmızı etten fakir beyaz et oranını artıran beslenme modeli” genel durumu iyi olan ve beslenmekte güçlük çekmeyen birçok kanser hastası için yeterli olmaktadır.

        Meme kanseri tedavisi süresi boyunca hastalığa bağlı;

        - Kilo kaybı

        - Ağızdan gıda alamama

        - Ağız yaraları

        - Uzun süren ishal

        - Uzun süren bulantı kusma

        - Vitamin eksikliği vb. 
        durumlarda özel beslenme yöntemleriyle damardan veya oral yoldan verilecek özel gıdalar ve vitaminler ile beslenmeleri sağlanır.

        Erken evrede tanı konulan meme kanseri hastalar tedavileri sırasında aşırı yemek yemekten ve tuzlu gıdalardan kaçınmalıdırlar. Tedavi öncesi alerjik yan etkiyi azaltmak için kullanılan kortizonun iştahı artırıcı, kilo ve ödem yapıcı yan etkilerine karşı dikkatli olunmlıdır. Bu süreçte halsiz ve güçsüz kalmama adına tüketilen bal, pekmez, ceviz vb. yüksek kalorili gıdalar kanser hastalarında istenmeyen kilo artışına sebep olabilmektedir. Bu kiloların sonradan verilmeside oldukça güçtür.

        Meme kanseri ve diğer tüm kanser türlerinin tedavisinde bulantı ve kusmayı engellemek için Zencefil 0.5-1mg oral yoldan hap şeklinde kullanımının kanıtlanmış faydası dışında onkoloji literatürüne bilimsel bir kanıt olarak giren bitkisel bir ürün yoktur.

        ÖNEMLİ: Fayda sağlayacağını düşündüğünüz bitkisel ürünler zarar verebilir!

        Son 20 yılda vitaminlerin kullanımı, antioksidan özellikleri olduğu varsayımıyla sıkça kullanılmaktadır. Son bir kaç yıl içerisinde yapılan bilimsel araştırmalarda gereksiz ve hekim önerisi dışında kullanılan vitaminlerin vücuda fayda sağlamaktan çok zarar verdiği saptanmıştır. Hatta bazı kanser türlerinin artışına bile sebep olduğu tespit edilmiştir. Vitaminlerin kemoterapi ve diğer tedavilerle olumsuz etkileşimi görülmektedir. (Başa dön)
         


        MEME KANSERİ SONRASI YAŞAM

        Meme kanseri olan hastaya, fiziksel yaşam kalitesini artıracak tedavi modelinin planlanması çok önemlidir. Hastaların genelinde ameliyat sonrasında (koltul altı lenf bezlerinin alınmasıyla) omuz kısıtlılığı ve nadiren lenf ödem ortaya çıkmaktadır. Doğru ve erken dönemde planlanan egzersiz ve rehabilitasyon programları ile hastaların bu sorunlarının giderilmesi mümkün olmaktadır. Hastaların hayatları boyunca devam eden takip programları neticesinde kalıcı omuz kısıtlılıkları ve lenf ödem ile karşılaşma ihtimalleri minumuma inmektedir.

        Meme kanserinden başarıyla kurtulan hastaların %70’inde cinsel ve psikolojik problemler gözlenmektedir. Uzmanlar tarafından etkili şekilde bu durumlar yönetilebilir ve hastalarda gelişebilecek sorunlar ortadan kaldırılabilir. Hastalık boyunca devam edilen egzersizlere, ameliyattan kısa süre sonra tekrar başlanmalıdır. Bu egzerizlere düzenli olarak yaşam boyu devam edilmelidir.

        Meme kanseri tekrarlayan kişilerin çoğunda ilk 3 yıl içinde görülmektedir. Tedavi sonası 3 yıl boyunca hastaların, sağlık kontrollerini asla ihmal etmemelidirler. Meme kanserinin tekrarlama oranı;

        - %30 ameliyat alanında

        - %70 uzak organlarda olduğundan asla ihmal edilmemelidir. 
        (Başa dön) 
         


        MEME KANSERİ İLE İLGİLİ SIK SORULAN SORULAR

        Çok şeker ve şekerli gıdaları tüketmek meme kanserine sebep olur mu?

        Şekerin direkt olarak meme kanseri ile ilgili değildir. Meme kanseri riskini azaltmak için ideal kilomuzda olmaya dikkat etmeliyiz.
         


        Meme kanseri tedavi sürecinde kalabalık ortamlardan uzak durmalı mıyım?

        Meme kanserinin tedavisi sürecinde kalabalık ortamlardan kaçmak yerine daha fazla sosyalleşme ve moral bulunacak ortamlar bulunulmalıdır. Meme kanseri tedavi sürecinde kalabalık ortamlardan mikrop kapılması söz konusu değildir.
         


        Parfüm, deodorant, lazer epilasyon ve kalıcı makyaj meme kanserine sebep olur mu?

        Parfüm, deodorant, lazer epilasyon ve kalıcı makyaj yapmaj meme kanserine sebep olmaz.
         


        Meme muayenesi yapamak için en doğru zaman nedir?

        Meme muayenesi her adet döneminin bitiminden 4-5 gün sonra yapılmalıdır.
         


        İlk mamografi ve ultrason kontrolüne kaç yaşında gitmeliyim?

        35 - 40 yaş arasında bir kez mamografi ve ultrasonografi yaptırmalısınız. Buna “Temel mamografi” denir. Bu mamografiyi saklamalısınız. 40 yaşından sonra yıllık rutin mamografi taraması yaptırmalısınız. Mamografiye her gittiğinizde ilk çektirdiğiniz mamografi yanınızda bulunmalıdır.
         


        Ailemde meme kanseri olanlar var. İlk meme kontrolümü ne zaman yaptırmalıyım?

        23 - 24 yaşından sonra yıllık olarak rutin ultrason takibi yaptırmalısınız. Genetik meme kanserlerinde ilk mamografi yaşı 26 yaşında çekilmektedir. Ailesel meme kanseri riskiniz varsa 30-32 yaşlarından sonra mamografi ile rutin olarak edilmelisiniz.
         


        Mamografi kanser oluşumuna sebep olur mu?

        Mamografinin faydaları, zararının çok çok üzerindedir. Mamografinin verdiği radyasyon vücut için bir zarar olarak değerlendirilmemelidir. 1960’lı yıllarda mamografi çok yüksek radyasyon oranına sahipti. Günümüzde varola mamografiler ise kişiye o dönem teknolojilerden 10 kat daha az radyasyon vermektedir. MR’da da radyasyon söz konusu olmadığı için hastaya herhangi bir yan etkisi yoktur.
         


        Meme kanseri bulaşıcı bir hastalık mıdır?

        Hiçbir kanserin bulaşıcılığı yoktur. Bir ailede birçok kişde kanser görülmesi bu yanlış düşünceye sebep olabilir. Kişi kanser hastalığını başka bir kimseye bulaştırması söz konusu değildir. Fakat rahim ağzı (serviks), ve karaciğer kanseri gibi bazı kanserlerin sebepleri arasında virüsler vardır.
         


        Meme kanserinden nasıl korunabilirim?

        Meme kanseri riskini sıfıra indirmek mümkün değildir. Sigara ve alkolden uzak durmak, sağlıklı beslenmek, egzersiz yapmak vb. kanserin görünme sıklığı azaltılabilir.
         


        Meme kanserine yakalanma riskini azaltmak için spor yapmamın faydası var mıdır?

        Gündelik yaşamınız içinde kendinize uygun sporları tercih etmelisiniz. Birçok kişi için yapılabilecek spor; düzenli ve tempolu yürüyüşlerdir. Tempolu yürüyüşle birlikte yüzme, bisiklete binme, pilates, yoga vb. tek başınızda yapılabileceğiniz egzersizleri tercih edebilirsiniz. (Başa dön)
         


        MEME KANSERİ HEMŞİRELİK BAKIM PLANI


        Meme kanseri vaka yönetimi ve hemşirelik bakım planına PDF formatında ulaşmak için tıklayınız.



        Meme kanseri hemşirelik tanıları


        Meme kanseri ameliyatı öncesi hemşirelik bakımı

        • Preop dönemde (ameliyat öncesi) sağlık çalışanları iş birliği içinde olmalıdır.
           
        • Hastaya yapılacak işlemler hakkında detaylı bilgi verilir. Kafasındaki soru işaretleri giderilir.
           
        • Hasta psikolojik olarak postop döneme (ameliyat sonrası) hazırlanmalıdır.
           
        • Hastanın ameliyat sonrası ilk 24 saat içinde kol ve omzunu hareket ettirmemesi gerektiği belirtilir.
           
        • Hastanın yatış işlemleri yapılır.
           
        • Hasta fiziksel yönden ameliyata hazır hale getirilir.
           
        • İnsizyon yeri tespit edilir.
           
        • Postop dönemde yapması için solunum ve öksürük egzersizleri öğretilir ve yaptırılır. (Başa dön)
           

        Meme kanseri ameliyatı sonrası hemşirelik bakımı

        • Hastanın rahat etmesi sağlanır.
           
        • Hastanın ameliyat sonrası dönemde sık sık ağrısı kontrol edilerek skorlanır.
           
        • Hastanın stres durumu azaltılır.
           
        • Ameliyat bölgesi desteklenir.
           
        • Ağrılar oluşmuş olabilir. Non-farmakolojik yada farmakolojik tedaviyle ağrılar giderilir.
           
        • Ameliyat bölgesinde;

          - Uyuşma

          - Duyarlılık

          - Şişlik olabileceği hastaya anlatılır.

           
        • Hastanın diyeti düzenlenmelidir. Yüksek kalorili ve protein içerikli besinler tercih edilmelidir. (enerji ihtiyacı ve doku onarımını hızlandırmak için.)
           
        • Hasta ameliyat sonrası dönemde yorgun olacağı için hasta fiziksel aktivitelerinde desteklenir.
           
        • Hastanın egzersiz programları düzenlenir.
           
        • Egzersiz şiddeti hastanın tolere edebileceği düzeyde zamanka arttırılır. (Başa dön)
           

        KAYNAK: Hemsire.Com

          Son Güncelleme: 21.07.2018 17:59
          Yorumlar
          Avatar
          Adınız
          Yorum Gönder
          Kalan Karakter:
          Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
          DİKKAT! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir. Yorumlardan Hemsire.Com sorumlu tutulamaz.